8 Nisan 2017 Cumartesi

Yorgun Hayaller Kitap Yorumu





Kitabın Adı: Yorgun Hayaller

Kitabın Yazarı: R. K. Lilley

Yayın Evi: Aspendos Yayın Evi

Sayfa Sayısı: 416

 Benim Puanım: 4.0 - 5.0







YORGUN HAYALLER
Arka Kapak


"Şimdi anlıyorum, seninle tanışmadan önce aşk hakkında hiçbir fikrim yoktu. Oysa, bizimkisi aşktı; aşk insanın hayatını zorlaştırmıyormuş, asla seninle olduğum zamanlar gibi mutlu olmadım ve bu zamanların nasıl geçtiğini anlamadım. Benden vazgeçmeni kaldıramam, ben de senden vazgeçemem. Gülüşünü seviyorum, dürüstlüğünü seviyorum, sadık olmanı seviyorum, espri anlayışını seviyorum ve sen şaka yaptığında gözlerinde oluşan ışığı seviyorum. Sanırım en çok da bunu seviyorum, sana ihtiyacım var. Sanırım bu bir uyarı, bir şekilde senden kolay vazgeçeceğimi düşünüyorsan şaşırmış olmalısın, toparlan sevgilim, öyle ya da böyle seni yeniden kazanacağım."




Kitap öncelikle beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Havada serisindeki gibi hareketli değildi ve bence bu durağanlığıyla çok güzeldi. Danika'nın naifliği, kırılganlığı ve dobralığını çok sevdim. Çoğunlukla kadın karakterlerle aram pek iyi değildir ancak Danika'yı sevdim. Zaten Tritan'ı sevmemek gibi bir durum olamazdı. Tamam birazcık pislik olabilirdi. Ama bu davranışlarının altındaki temeller şuan için beni tatmin etti diyebilirim.



Gülümsedi. "Beni tutuklayacaklarını bilsem bile yine de yapardım bunu. Bil ki, her zaman arkandayım Boo. Her zaman."
Sözlerinden etkilenerek elini sıktım, bu sözler bana çok dokunaklı gelmişti.


Danika bakıcılık yaptığı evin sahibinin Tristan'ı evinde bir süre misafir etmesiyle karakterlerimiz birbiriyle tanışıyor. İkisinde ilk görüşte birbirlerinden etkilense de karşılıklı olarak uzak durmaya çalışıyorlar. 
Danika tam bir ilişki insanıyken, Tristan günü birlik ilişki peşindedir. Bu durumu bir süre daha götürmeye kararlı olan kahramanlarımız bununla ilgili bir yazılı anlaşma bile yaparlar. Fakat umdukları gibi olmaz ve birbirlerine duydukları güçlü çekime daha fazla karşı koyamazlar.




Ben ona düşkündüm ama o bana değildi. Onu yukarıda, sahnede görmek puzzleın tüm parçalarını birleştirip ona uzaktan bakmak gibiydi. Bu gerçek yüzüme tokat gibi çarpıyordu. Biz sadece bir tartışma yaşamadık. O sadece kızgın olduğu için ayrılmadı.
Bana aşık değildi.


Bir süre bu birlikteliği isim vermeden devam ederler. Ancak Danika'nın içinde tutmakta zorlandığı duyguları dışa vurmasıyla Tristan kendini geri çeker. Bu durum Danika'nın kendine olan güvensizliğini depreştirirken, Tristan'ın da kendi duyguları hakkında bir farkındalık kazanmasını sağlar. Bir süre devam zorlu ayrılık süreci Tristanların sahne aldığı yere Danika'nın gitmesiyle ve Tristan'ın onu kıskanmasıyla sona erer. 

Tristan duygularını hala dışa vurmazken bunu Danika'ya hissettirmeye çalışır. Burada Tristan'ın geçmişine ve ilişkilere olan güvensizliğinin sebebini öğreniyoruz ancak spoiler olacağı için söylemiyorum :).




Beni üzmek istemediğini her zaman söylerdi fakat anlamadığını gördüğüm şey benim aşkımdı. Bu acıların en kötüsüydü.


Tristan ile gittiği bir partide Danika eski sevgilisiyle karşılaşır. Durum fark eden Tristan söylememesi gereken sözler söyler. Söylediği an pişman olmasına rağmen söz ağızdan bir kere çıkmış ve durum Danika açısından çok zor bir noktaya gelir.

Kitap çok akıcı ve kesinlikle çok güzeldi. Tavsiyemdir. Okuyun, okutun!




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder