8 Nisan 2017 Cumartesi

Çilek Mevsimi Kitap Yorumu

       



Kitabın Adı: Çilek Mevsimi

Kitabın Yazarı: Burcu Büyükyıldız

Yayın Evi: Ephesus Yayınları

Sayfa Sayısı: 510

Benim Puanım: 5.0 - 5.0







ÇİLEK MEVSİMİ

Bir tarafta hayatının kontrolünü elinde tutmayı seven, güçlü, yakışıklı, geçmişini ardında bırakmaya çalışan, bu uğurda mücadeleler veren ve gizemli bir adam Yağız İlhanlı. 

Diğer tarafta güzelliği, neşesi ve masumiyetiyle etrafındaki her erkeği büyüleyen, mutlu ve kusursuz bir hayat yaşayan Mira Aras.



Hikaye Mira'nın oğluyla nam-ı  diğer tosun paşayla kafede bulunmasıyla başlıyor ve biz bu sahnenin ardından geçmişe her şeyin başladığı ana gidiyoruz. Yağız, Mira'nın kafesine kahve içmeye gelir ve ilk göz göze gelişin ardından çiftimiz birbirinden etkilenir. Mira Yağız'ın içinde bulunduğu durgunluktan kurtulması için Yağız'ın istememesine rağmen kahvenin yanında çilekli tartından götürür ve Yağız bu hareketten ve Mira'nın saf güzelliğinden etkilenir. 

Yağız allak bullak olmuş ve Mira'yı yeniden görme dürtüsüyle mücadele içine girmiş ancak kendini her defasında Mira'nın yanında buluyordur. Mira da Yağız'dan farksız değildir kendini bu yabancı ve gizemli adama kaptırmak üzeredir. 

" Ah be Mira'm!" diye fısıldadı Yağız onu kendine doğru çekip kalbine bastırdığı elini avuçlarına alırken. "Seni içimde saklamak, herkesten korumak istiyorum. En çok da kendimden."
"Neden?"
"Çünkü ben, beyaz atlı prens değilim. Ama hani o gerçekleşmesini beklediğin duygular var ya... İçimde onlardan daha çok daha yakıcı bir şeyler olduğuna eminim."
Mira gözleri kapanırken bilmiş bir şekilde gülümsedi. "Ben bunu biliyorum artık, Yağız," dedi dudaklarını adamın tenine bastırırken. "Senin de kabullenmeni bekliyorum."
Genç kız hafifçe esnedi. Yağız gülerek başını iki yana sallamış, elleri belinde dolaşırken dudaklarını alnına değdirmişti. "Kalbim çoktan kabul etti sanırım," dedi sessizce.

Yağız geçmişi her ne kadar ardında bırakmaya çalışsa da o peşini bırakmamıştı. Mira'ya olan sevgisini kabullenip evlenmişti ancak şimdi daha büyük bir sorun vardı o da Mira'nın hayatı. Mira'yı geçmişinden ve başına gelebilecek her şeyden korumaya niyetli Yağız Mira'yı terk eder ancak Mira'nın o zaman hamile olduğundan haberi yoktur. 

Yağız büyük problemleri çözmeye ve belki de içinde tuttuğu son ümitle Mira'ya kavuşabilmek için Mardin'e olayların başladığı yere gider...

Bu sırada Mira Yağız'ın gidişiyle ve hamilelik haberinin yaşattığı duygularla mücadele etmeye çalışır. 

bu sahnelerde flashbacklerin olmasıyla biz aslında Yağız'ın iki yıl kadar sonra kendini  affettirmek ve geçmişte yaşana her şeyi anlatmaya çalışmaktadır. Ancak Yağız'ı da bekleyen sürprizler ve zorluklar vardır. 



"Hala süslü lafların adamı değilim. Ben seni kelimelerle değil..." Onun boştaki elini tutup kendi kalbinin üzerine koydu. 
"Şuramla seviyorum. sözcüklere dökebiliyorsam eğer, bundan memnunum."

Yağız kendini Mira'ya affettirmek için çabalıyor ve gitmesinin ardındaki nedenleri mantık çerçevesine oturtmaya çalışır. Ancak o yokken Mira'nın yaşadıklarını öğrenmek onun içinde kolay olmayacak ve Yağız'da bununla mücadele etmek zorunda kalacaktır.

Romantik kitap deyince benim için akan sular durur. Her romantik kitabı da sevmem tabi ki. Bunun içinde gerçek aşk olmalı, bol aksiyonlu ve gerçekçi olması da gerekir. İçinde tutku. aşk, heyecan, aksiyon, mizah olmalı. Tabi karakterlerde Yağız İlhanlı gibi yakışıklı, güçlü ve delicesine aşıksa o kitap okunur. 

Kitap kesinlikle tavsiyemdir. Okuyun, okutun....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder